Görmek

Adı bilinmeyen ülkede “görmek” zamanı…

Nobel Edebiyat Ödüllü José Saramago’nun Körlük adlı etkileyici yapıtı Temmuz kitaplarımız arasındaydı bildiğiniz gibi. Yazarın, devam niteliğinde kaleme aldığı ve yine Işık Ergüden’in çevirisiyle Kırmızı Kedi Yayınevi tarafından basılan Görmek adlı eseri de Eylül seçkimizde yerini alıyor.

Saramago bu eserinde, hamaset denen düşünce fukaralığının ve onun kovuklarında yuvalanan güç saplantısının ipliğini pazara çıkarıyor. Fars hiç bu kadar trajik anlatılmamıştı. (arka kapaktan)

“Kelleleri düşünmeye fırsat vermeden kesmenin en iyi çözüm olduğu iktidarın değişmez kuralıdır, sonra çok geç olabilir.”

Önceki kitap ansızın baş gösteren ‘körlük’ salgını ile körlük metaforu üzerinden güçlü bir sistem eleştirisi yaparken epeyce uyku kaçıran bir romandı, malum.

Bu kitapta yine o adı bilinmeyen ülkenin adı bilinmeyen kentindeyiz ve seçim sandıkları kuruluyor bu defa. Trajedinin üzerinden çok da geçmemiş, dehşetin hatırası hala tazeyken beklenmedik bir şey oluyor ve oyların büyük çoğunluğu boş çıkıyor. Hükümet bir komplo şüphesiyle derhal teyakkuza geçiyor ve bu beklenmedik durumu siyasal düzenin çarkları içinde öğütmeye çalışıyor.

“Alo, Sayın bakan, birkaç saat önce doğu kesiminde yüzeydeki metro istasyonunda bir bomba patladı, kaç kişi öldü henüz bilmiyoruz, fakat çok sayıda olduğuna dair emareler var, otuz kırk kadar yaralı, Bilgim var, Sizi ancak şimdi arayabiliyorum, çünkü bütün bu zaman boyunca olay mahallindeydim, Çok iyi yapmışsınız.”

Kendine özgü bir yazım şekli

Körlük’te olduğu gibi bu kitapta da bol virgüllü uzun cümlelerle ilerleyen bir akış bekliyor okuyucuyu. Alışık olduğumuz gibi, diyaloglar tırnak içine alınmış da değil. Karakterler peş peşe konuşurken, virgül ardından büyük harfle gelen cümlecikten anlarız ki konuşan diğeridir her büyük harf başlangıcında.

Görme yetisini yitiren bir kişinin duyusal olarak maruz kaldığı/kalacağı yönsüz, renksiz ve yoğun veri akışının yazı diline uyarlanmış hali gibidir bu “monoton” tercihler. Yazarın, kurduğu dünyayı okuyucuya aktarma gücünü ve empatiyi perçinleyen bir icadı bana kalırsa.

Kolay okuma rutinini kıran, özellikle diyalog takiplerinde okuyucuyu tetikte tutan, titiz ve uyanık olmaya, kendini aşmaya iten bir akış.

“Saldırıdan üç gün sonra sabahın erken vaktinde insanlar sokağa çıkmaya başladılar. Sessizce, ciddiyet içinde yürüyorlardı, çoğu beyaz bayrak taşıyordu, hepsinin sol kolunda beyaz bir şerit vardı, cenaze simgeleri konusunda uzman olan hiç kimse bize bir yas işaretinin beyaz olmayacağını söyleyemez, zaten bu ülkede de bunun böyle olduğunu biliyorduk, çinliler için de hep böyle olduğunu biliyoruz, japonlardan söz etmiyoruz bile, söz konusu japonlar olsaydı hepsi mavi giyinip törene gelirdi. Sabah saat on birde meydan çoktan dolmuştu, fakat meydanda kalabalığın uçsuz bucaksız soluğundan başka bir şey işitilmiyordu, ciğerlere girip çıkan havanın boğuk mırıltısı işitiliyordu, soluk alınıyor, soluk veriliyordu, yaşayan bu insanların kanı oksijenle besleniyordu, soluk alınıyor, soluk veriliyordu, soluk alınıyor, soluk veriliyordu, ve aniden cümle tamamlanamaz, yarım kalabilirdi, ama o an, bu meydana gelmiş olanlar için, hayatta kalanlar için o an henüz gelmemişti.”

José Saramago (16 Kasım 1922 – 18 Haziran 2010)

Portekizli yazar, şair, oyun yazarı ve gazeteci. Kitaplarının satış rakamı sadece Portekiz’de iki milyonu geçmiş, yapıtları 25 dile çevrilmiştir. Şöhrete ancak ellili yaşlarında, Baltasar ve Blimunda adlı romanıyla kavuşan Saramago, eserlerinde mitleri, ülkesinin tarihini ve gerçeküstü imgelemi kullanan bir yazar. Pek çok önemli ödül almış, 1998’de Nobel Edebiyat Ödülüne sahip olmuştur. 1969 yılından ölümüne kadar Portekiz Komünist Partisi’nin bir üyesi olan Saramago, din konusundaki görüşleri nedeniyle Portekiz hükümeti tarafından sansürlenince Kanarya Adaları’nda Lanzarote’ye yerleşmiş ve hayatının sonuna kadar burada yaşamıştır.

Kitap: Görmek
Yazar: Jose Saramago
Sayfa sayısı: 324
Baskı: Ağustos 2017
Etiket fiyatı: 28 TL
ISBN: 978 605 2981 32 0
Yayınevi: Kırmızı Kedi Yayınları

Eylül ayının diğer Edebiyat Kitapları

Otuzüçüncü Peron

Otuzüçüncü Peron

Necip Tosun

Kitap tanıtım içeriği hazırlanıyor.

Devamını oku

Ah Bayım Ah & Kız Öpme Kuyruğu

Ah Bayım Ah

Nazlı Eray

Ah Bayım Ah bizi yeni nesillerin sadece eski Yeşilçam filmlerinde gördüğü/görebileceği 1960’ların ve 1970’lerin masumiyet çağına ışınlıyor.

Devamını oku

İsyan

İsyan

Ege

Doksanlara damga vuran birbirinden güzel şarkılarla dolu müzik kariyerinin üstüne yıllarca zeytinyağı üretimiyle uğraşan müzisyen Ege, tüm deneyimlerini ve yeme içme kültürünü aktardığı bir ilk romanla karşımızda.

Devamını oku

Kitapları kim seçiyor?

Sevim Gözay

Küratör: Sevim Gözay

Sevim Gözay bir yayıncı. Hazırlayıp sunduğu ‘Stüdyo’ (TV8) ve ‘Cosmopolis’ (CNN Türk) televizyon programlarıyla kültür sanat ve lifestyle alanlarına yeni ve dinamik bir soluk getirdi. 2001 ve 2002’de Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Kültür-Sanat Televizyon Başarı Ödülü’ne lâyık bulundu.

Kanal D, ATV, Show TV, Habertürk, Sky 360, TRT kanallarında yönetmenlik, sunuculuk, moderatörlük ve jüri üyeliği yaptı. Günlük gazete ve dergilerde sosyal yaşam ve popüler kültür üzerine 1500’ün üzerinde köşe yazısı yazdı, röportajlar yaptı.

‘Kızlar ve Babaları’ (2011) adlı kitaba katkıda bulundu, ‘Kasetten Canlı’ (2013) ve ‘Sinemaskop Randevular’ (2015) adlı kitaplara imza attı.

journo.com.tr, artfulliving.com.tr, Posta Kitap ve Ot Dergi’de sinema, edebiyat, yaşam ve medya üzerine yazmaya, röportaj yapmaya devam ediyor. Hem eğlenmek hem de öğrenmek için bolca film izliyor ve kitap okuyor.

Abonelik çok kolay

Abonelik çok kolay

Kitap Kulübü’nün abonelik altyapısı, siz iptal edene kadar aboneliğinizi otomatik yeniler ve her ay küratörlerimizin seçtiği kitaplara %60’a varan indirimlerle sahip olursunuz.

Ücretsiz gönderim

Ekstra ücret yok

Kitaplarınız her ayın 26’sı ile 1’i arasında adresinizde olur; kargo, komisyon gibi ücretlerin tamamı abonelik bedeline dahildir. Üstelik kitapların hepsi size ait olur.

Okuma motivasyonu

Okuma motivasyonu

Sizleri, sosyal medya kanallarımız vasıtasıyla günde 25 ile 45 dakika arasında okuma yapmak için her gün davet ederiz. Bu sayede #herhafta1kitap bitirmenizi sağlamaya çalışırız.