Sevgili

Yılmaz Güney hakkında her şey…

Ağustos kitapları seçkimizde yerini alan ve Yılmaz Güney’in hayatını anlatan Sevgili, deneyimli yazar İnci Aral’ın imzasıyla Kırmızı Kedi Yayınevi’nden çıktı ve raflarda göründüğü ilk andan itibaren hararetli bir ilgiyle karşılandı.

“Sevgili, gerçek kişilere fakat edebi kurguya dayalı, acı bir umudun ve yalın bir sevginin romanı.” (Arka kapaktan)

Ünlü aktör, sinemacı Yavuz Güney, genç, güzel ve başka dünyaların kolejli kızı Nilüfer’e görür görmez tutulur ve bu, onlar için hem kaçınılmaz bir aşkın hem de vazgeçilemez bir yoldaşlığın başlangıcı olur…

“Arkadaşlar! Dışarıda bir şeyler oluyor, farkında mısınız? Uykuda olanları sarsın, uyandırın. Herkese söyleyin, yakında ışıklar kesilebilir. Karanlıkta ne yapacaksınız?”

Sinematik bir fenomen olarak Yılmaz Güney (1937 – 1984) ülke sinemamızda simgesel bir anlama sahip olageldi. İnsanların onu içlerinden çıkan bir kahraman gibi sahiplenişi ve ona duydukları tutkulu hayranlık nesiller boyu etkisini gözle görülür biçimde sürdürmekte.

İnci Aral
İnci Aral

En sevilen kral “Çirkin Kral”

Özellikle son yıllardaki En İyi Türk Filmi listelerinde ve anketlerde ilk sıraya yerleşen ‘Umut’ (1970) filmi, Cannes Film Festivali’nde (1982) Altın Palmiye Ödülü kazanarak dünya sinema tarihine geçen ‘Yol’ filmi ve tabii Güney’in sol yumruğunu havaya kaldırmış halde gülümsediği o ikonik fotoğraf karesi…

Ki, on yıllar sonra ‘Kış Uykusu’ filmiyle Cannes’da (2014) Türkiye’yi yeniden gururlandıracak olan Nuri Bilge Ceylan, Uma Thurman ve Tarantino ikilisinin elinden Altın Palmiye Ödülü’nü alırken Güney’in zafer pozuyla objektiflere gülümseyecekti…

Böylesine katlanarak artan ve günde güne yeniden üretilen ölümsüz bir fenomen Yılmaz Güney. Kuşkusuz ki onun aynı zamanda politik bir figür oluşundan, çalkantılı ve bedeller ödediği sert yaşantısından ayrı düşünemeyiz bu etkiyi.

Hayata meydan okuyan bir roman

Güney’in en ilginç yanlarından biri de, kitleler üzerinde sahip olduğu etkinin şaşırtıcı derece farkında oluşu ve bir yerden sonra kariyer stratejisini buna göre yeniden biçimlendirmiş olması. Ancak öyle görünüyor ki bir noktada rol ile gerçek birbirine karışmış ve içinden çıkılması hayli güç haller gelişmiş.

Yılmaz Güney
Yılmaz Güney

“Halk beni bağrına bastı, ben onların içlerindeki başkaldırının, sıkıntılardan kurtuluş isteğinin, hor görülmüşlüğe tepkinin adıyım. Kişiliğimde kendilerini yok sayanlara indirilmiş bir zafer tokadı görüyorlar.”

Burada tırmak içinde konuşan kişi Güney’in kendisi değil, romanda onu temsil eden Yavuz karakteri elbette. Ancak yazar bundan on yedi yıl önce (2000) Fatoş Güney ile birlikte -daha doğrusu onun verdiği bilgiler ışığında- bir film senaryosu yazdığına göre, konuşanın bir roman kişinden daha fazlası olduğu düşününülebilir.

“Bu durum beni bazı olumsuzluklara da götürdü. Filmlerde oynadığım adamları gerçek hayatta da oynamaya başladım. Kavga ediyor, adam bıçaklıyordum. Her şey, hayal ve gerçek, hayat ve masal birbirine karışıyordu.”

1965 – 1985 yılları arasındaki zaman dilimini kapsıyor Sevgili. Türkiye’nin yaşadığı iki darbe ve Güney’in neredeyse on yılını hapislerde geçirdiği kritik bir yirmi yıl…

Dahası Aral’ın romanı sadece Yılmaz Güney’i değil, Fatoş Güney’le olan ilişkisi ve evliliği içindeki Güney’i anlatıyor. Böylece onu sadece sinemacı, siyasi ve toplumsal kimlikleriyle değil; bir erkek ve bir koca olarak da gözler önüne seriyor.

“Yavuz bir öğleden sonra yeni filminin senaryosu üzerinde çalıştığı odasından çıktı ve Nilüfer’i verandada bir şezlonga uzanmış fotoroman dergileri karıştırırken gördü. Kedisi Maviş ayakucuna kıvrılmıştı ve Nilüfer çıplak ayağıyla hayvanın bej kürkünü okşuyordu.”

Anlatılan sahnenin sinematik atmosferi hoş duygulara sevk ediyor okuyucu ancak bu fotoroman konusu karıkoca arasında tatsız bir şekilde son buluyor. Bambaşka bir dünyada doğup büyümüş, kentli zevklere sahip genç karısını tamamıyla kendi düşüncelerine, ideallerine, ihtiyaçlarına ve zevklerine göre şekillendiriyor Yavuz karakteri. Genç kadının kendisi olmasına asla izin vermiyor. Ancak bunu zorla yapmıyor Yavuz. Nilüfer karakteri her seferinde ikna olarak gönüllüce giriyor Yavuz’un yoluna, çünkü ona hayranlığı ve aşkı çok büyük.

Ve elbette, bu, karşılıklı bir büyük aşk.

Başlangıçta her şey öyle romantik ki…

“Erguvan zamanıydı, gökyüzü dupduruydu. Hava çimen ve deniz kokuyordu. Beyaz, spor bir otomobil, Boğaz sırtlarında, iki yanı çamlık toprak bir yolun başında durdu. İnce uzun, çevik bir adam otomobilden inip hızlı, emin adımlarla öte yana dolaşarak yolcu koltuğunda oturan genç kıza kapıyı açtı. Kız göz alıcı ve narindi. Açık kumral saçları sırtına, beline dökülüyordu. Pilili, beyaz bir mini etek, tozpembe bluz giymişti. Gözlerini kocaman, pembe camlı bir gözlük örtüyordu.”

“Devrimci bir hayal ustasının anısına” adanmış olan Sevgili ile ağustosta yoğun duygulara kapılmaya hazırız sanırım artık.

Kitap: Sevgili
Yazar: İnci Aral
Sayfa sayısı: 284
Baskı: Haziran 2017
Etiket fiyatı: 20 TL
ISBN: 978 605 2981 04 7
Yayınevi: Kırmızı Kedi

Ağustos ayının diğer Edebiyat Kitapları

Karanlıkta Dans

Karanlıkta Dans

Karl Ove Knausgaard

Edebiyatın yaşayan kahramanı ilan edilen Norveçli yazar Karl Ove Knausgaard’ın merakla beklenen Karanlıkta Dans adlı romanı.

Devamını oku

Kadife Bey

Kadife Bey

Richard Skinner

Besteci Eric Satie öldüğünde kendini Araf’ta, başka ölülerin arasında elli dokuz yıllık hayatının en değerli anısını seçmeye çalışırken bulur.

Devamını oku

Gözde Bekar

Gözde Bekar

Curtis Sittenfeld

Jane Austen’in Gurur ve Önyargı’sının (Pride and Prejudice) 21’inci yüzyıl versiyonu olan Gözde Bekar, tüm zamanların en başarılı roman uyarlamalarından biri olarak tanımlanıyor.

Devamını oku

Her Şey O Yaz Oldu

Her Şey O Yaz Oldu

Emma Straub

Kapağında yer alan, “Amerika plajlarının en çok okunan kitabı” ibaresinin hakkını veren sıra dışı bir tatil macerası.

Devamını oku

Kitapları kim seçiyor?

Sevim Gözay

Küratör: Sevim Gözay

Sevim Gözay bir yayıncı. Hazırlayıp sunduğu ‘Stüdyo’ (TV8) ve ‘Cosmopolis’ (CNN Türk) televizyon programlarıyla kültür sanat ve lifestyle alanlarına yeni ve dinamik bir soluk getirdi. 2001 ve 2002’de Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) Kültür-Sanat Televizyon Başarı Ödülü’ne lâyık bulundu.

Kanal D, ATV, Show TV, Habertürk, Sky 360, TRT kanallarında yönetmenlik, sunuculuk, moderatörlük ve jüri üyeliği yaptı. Günlük gazete ve dergilerde sosyal yaşam ve popüler kültür üzerine 1500’ün üzerinde köşe yazısı yazdı, röportajlar yaptı.

‘Kızlar ve Babaları’ (2011) adlı kitaba katkıda bulundu, ‘Kasetten Canlı’ (2013) ve ‘Sinemaskop Randevular’ (2015) adlı kitaplara imza attı.

journo.com.tr, artfulliving.com.tr, Posta Kitap ve Ot Dergi’de sinema, edebiyat, yaşam ve medya üzerine yazmaya, röportaj yapmaya devam ediyor. Hem eğlenmek hem de öğrenmek için bolca film izliyor ve kitap okuyor.

Abonelik çok kolay

Abonelik çok kolay

Kitap Kulübü’nün abonelik altyapısı, siz iptal edene kadar aboneliğinizi otomatik yeniler ve her ay küratörlerimizin seçtiği kitaplara %60’a varan indirimlerle sahip olursunuz.

Ücretsiz gönderim

Ekstra ücret yok

Kitaplarınız her ayın 26’sı ile 1’i arasında adresinizde olur; kargo, komisyon gibi ücretlerin tamamı abonelik bedeline dahildir. Üstelik kitapların hepsi size ait olur.

Okuma motivasyonu

Okuma motivasyonu

Sizleri, sosyal medya kanallarımız vasıtasıyla günde 25 ile 45 dakika arasında okuma yapmak için her gün davet ederiz. Bu sayede #herhafta1kitap bitirmenizi sağlamaya çalışırız.